6 Ağustos 2026 Perşembe

LEONARDO3 MUSEUM; DA VINCI'NİN DÜNYASI

 

LEONARDO3 MUSEUM

DA VINCI’nin Dünyası

Lecco sonrası son günümüz Milano’da. Çok sıcak bir gün. Sabah saat 10.00 yerel rehberimizle birlikte Castello’dan yürümeye başlıyoruz. Castello’nun içinden geçip Duomo’ya kadar gölgelerden yürüyoruz. Galleria Vittorio Emanuele II cumartesi olması nedeniyle aşırı kalabalık. Duomo önünde uzayıp giden bir kuyruk var. Duomo’yu ziyaret de ücretli olmuş. Yerel rehberimiz Duomo önünde Galleria ve Duomo ile ilgili bilgileri verdikten sonra bizden ayrılıyor.










Öğle yemeği için erken bir saat, dolaşmak için ise hem sıcak hem aşırı kalabalık. Duomo’ya girsek belki serinleyeceğiz ama güneşin altında o kuyruğu beklemek de gözümüzde büyüyor.

Biz de Galleria’nın Piazza della Scala çıkışındaki Da Vinci müzesine girmeye karar veriyoruz. Hem serin hem de daha önce görmediğimiz bir müze. Giriş yetişkin için 16€. 65 yaş üstü için 12 €.



Leonardo3 Müzesi Milano’da Leonardo da Vinci’nin muazzam mühendislik ve sanat vizyonunu modern teknolojiyle buluşturan oldukça etkileşimli bir araştırma merkezi ve müze.

Milano’da da Vinci üzerine odaklanan diğer klasik müzelerden ayrılan en büyük yanı, da Vinci’nin Kodeks adını verdiğimiz el yazmalarındaki çizimlerini 3 boyutlu fiziksel modellere ve dijital rekonstrüksiyonlara dönüştürmüş olmasıdır.










Da Vinci’nin el yazmalarından yola çıkılarak ahşap ve metal malzemelerle birebir veya ölçeklendirilerek üretilmiş 200’den fazla çalışan makine modeli var. Uçan Adam mekanizmaları, mekanik aslan, ilk denizaltı tasarımları ve tekrarlayan arbaletler en çok dikkatimizi çekenler.

Bir galeri da Vinci’nin tasarladığı müzik aletlerine ayrılmış. Bu galeride kulaklık ile müzik aletlerinin seslerini dinleyebiliyorsunuz. Bir videoda da bu müzik aletlerini kullanan bir orkestranın konser kaydını dinleyebiliyorsunuz.


Bir galeri, Santa Maria delle Grazie manastırındaki orijinal Son Akşam Yemeği freskin yüz yıllar içinde yıpranmış halinin aksine, Da Vinci’nin çizdiği ilk günkü canlı renkleri ve kaybolan detayları ortaya çıkaran interaktif bir dijital restorasyon deneyimi sunuluyor.

Yaklaşık bir, bir buçuk saatimizi bu ortamda geçirip öğle yemeğimizi yemek için tekrar Milano’nun sıcak ve kalabalık caddelerine çıkıyoruz.

Temmuz 2026

Yazı ve Fotoğraflar:

Mehmet Cengiz TÜMER







4 Ağustos 2026 Salı

COMO GÖLÜ'NÜN KIYISINDA...

 KUZEY İTALYANIN İNCİSİ COMO GÖLÜ

LECCO VE COMO

4,5 saatlik keyifli bir tren yolculuğundan sonra Tirano’ya iniyoruz. Tirano’da kalıcı değiliz. Gurup toplandıktan ve kısa bir ihtiyaç molasının ardından konaklayacağımız Lecco şehrine doğru yola çıkıyoruz. Artık çevremizde Akdeniz bitki örtüsü, palmiyeler, meyve bahçeleri hâkim.



Lecco, İtalya’nın kuzeyinde, Lombardiya bölgesinde yer alan ve ünlü Lombardiya Göller bölgesinin en huzurlu şehirlerinden biri. Dünyaca ünlü Como Gölünün güneydoğu kolunun en uç noktasında, heybetli Bergamasque Alplerinin eteğinde kurulmuştur.

Como kasabasına kıyasla daha az kalabalık ve daha yerel bir atmosfere sahiptir. Bir yanında dingin bir göl manzarası – ki bizim konakladığımız otel odamız böyle bir manzaraya bakıyordu- diğer yanında ise tırmanışçıların gözdesi olan Resegone ve Grigna gibi dik kireç taşı blokları yükselir.







Motitone olarak bilinen, göl kenarında yükselen 96 metrelik çan kulesi şehrin ana simgesidir. Adda Nehrinin gölden çıktığı noktada yer alan, 14. Yüzyıldan kalma tarihi kemerli taş köprü Ponte Azzone Visconti diğer bir simgesidir.





Göl kenarı yürüyüş koridorunun yanı sıra ; rüzgar sörfü, kitesurf, yelken sporları için çok uygun. Konakladığımız yağmurlu ve fırtınalı gecenin sabahında bu havayı değerlendiren sörfçüler gölün koyu mavi, dalgalı sularında süzülen rengarenk kelebekler gibiydi.

Kahvaltı sonrası Como kasabasına doğru yola çıkıyoruz. Como Kasabası Como gölünün güney batı kolunun en uç noktasındadır. Alp dağlarının eteğindeki manzarası ve kıyılarına dizilmiş tarihi villalarıyla Avrupa’nın en prestijli tatil beldelerinden biridir. İpek üretimiyle tarihsel bir üne sahiptir. Gotik Mimarisi ile öne çıkan Como Katedrali, tarihi şehir surları ve göl kıyısındaki yürüyüş kordonu şehrin odak noktaları.


Como’ya ulaştığımızda göl kıyısında kısa bir yürüyüşle bizi bekleyen teknemizle buluşuyoruz. Yaklaşık bir saatlik tekne turu ile ünlülerin villalarını / yalılarını görme şansımız olacak.




Limanın hemen çıkısında bir köprü ana karaya bağlanmış metal bir anıtın yanından geçiyoruz. Bu dünyaca ünlü mimar Daniel Libeskind tarafından tasarlanan Life Electric anıtı; 2015 yılında açılmış. Anıt, elektriğin dinamik gücünü ve iki kutup arasındaki gerilimi simgeleyen kırıklı, geometrik paslanmaz çelik formlardan oluşmuş. Yaklaşık 16,5 m. yükseklikteki anıtın çelik yüzeyleri gölün suyunu, gökyüzünü ve ve çevredeki dağ manzaralarını yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.

Bu anıtın buraya yapılma nedeni ise Como şehri, tarihteki en önemli bilim insanlarından biri olan ve elektrik pilini icat eden Alessandro Volta’nın doğum yeri olmasıdır. Şehir halkı ve İtalya, bilim insanının anısını yaşatmak için şehirde çeşitli yapılar inşa etmiştir. Life Electric anıtının yanı sıra Tempio Voltiano ( Volta Tapınağı ) ve şehir merkezinde Volta’nın heykelinin bulunduğu Piazza Volta meydanı gibi.


Volta Tapınağı

Volta Tapınağı’nın da önünden geçip göl kıyısında ormanlık alanın içine dizilmiş çoğu somon sarısı renginde villaları kaptanımızın verdiği bilgiyle izliyoruz. Kimi villanın önünde iyice yavaşlayıp daha ayrıntılı bilgi veriyor.






En çarpıcı isim George Clooney. 18. Yüzyıldan kalma Villa Oleandra’yı 2002 yılında Heinz ailesinden satın almış. Yanındaki üç villayı da satın alarak bunları birleştirmiş. Clooney’in buraya yerleşmesi bölgeye yönelik küresel ilgiyi ve gayrimenkul değerlerini yaklaşık ona katlamıştır. Yaz aylarının önemli bir kısmını eşi ve dostlarıyla burada geçiren Clooney Brad Pitt, Julia Roberts,Prince Harry ve Meghan Markle, Barrack Ve Michelle Obama gibi ünlü isimleri konuk etmiş. Como kıyısında ayrıca Sir Richard Branson, Madonna, Versace ailesi, Mauro İcardi, Sir Elton John, Heinz ailesi gibi bir çok ünlünün villası yer almakta. Göl kıyısında ayrıca Star Wars ve James Bond Casino Royale çekimlerinin yapıldığı müze / villa; Villa Del Balbianello ve Villa Carlotta gibi botanik bahçeleriyle ünlü, ziyarete açık tarihi saraylarda bulunmaktadır.










Zenginin malı züğürdün çenesini yorar misali bu güzel mekanları göl üzerinden izleyip karaya çıktığımızda tarihi şehir merkezini ve Como Katedralini gezip üzerine soğuk bir Como dondurması yiyoruz.

Temmuz 2026

Yazı ve Fotoğraflar:

Mehmet Cengiz TÜMER